Genel Kültür > Tarih

Mezopotamya uygarlığının en önemli buluşları nelerdir?


Ortadoğu’nun merkezinde göç yolları üzerinde yer alan ve verimli toprakları nedeniyle içinde pek çok halkın barındığı Mezopotamya, aynı zamanda birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı.

Mezopotamya’ya ilk olarak M.Ö. IV. Binyıla doğru Sümerler geldi. O sırada topraklar henüz çoraktı. Kökenleri tam olarak bilinmeyen ama doğudan geldikleri düşünülen Sümerler, Mezopotamya’ya geldiklerinde ırmak kenarlarındaki bataklık bölgelerini kuruttular ve verimli bahçeler yaptılar.

Mezopotamya uygarlığına en çok Sümer halkının katkısı oldu. Tarım işlerinde çok usta olan Sümerlerin, buğday, arpa gibi tahılların tarımını ve tereyağını yapan ilk halk olduğu sanılıyor.



Kanallar açmayı, kentler kurmayı çok iyi bilen Sümerler, çalışma tekniklerini diğer Mezopotamya halklarına da öğreterek tekniklerinin günden güne gelişmesini sağladılar.

Hatta bir çok Asur anıtında kullanılan tonozun da (*) Sümerlere dayanan bir buluş olduğu sanılır.

Sümerlerden önce bölgeye yerleşmiş topluluklar gibi Sümerler de bölgede zengin, bağımsız siteler kurdu. Ur, Layoş, Uruk vb. sitelerin hepsinin bir yöneticisi ve koruyucu tanrısı vardı.

Siteler, yönetim, ticaret alışverişlerinin gerekleri nedeniyle tarihin en önemli buluşlarından birini yaptı: Çivi yazısı.



Başlarda resimlerden yapılan, daha sonra soyut simgelere dönüşen çivi yazısı kil levhaların üzerine sivri aletlerle kazılıyordu.

Sümerlerin yazısı ilk olarak Alman bilgin Georg Friedrich Grotefend tarafından 1802’de çözüldü.

Sümerler aynı zamanda Gılgamış Destanı’nın vatanı oldu. Yaklaşık olarak M.Ö.  2600-2500’ler arasındaki ilk kral sülaleleri döneminden kalma Gılgamış Destanı, kahraman Gılgamış’ın serüvenlerini anlatan en eski destan.

Çoktanrılı dinlere inanan Mezopotamyalılar, önceleri büyük doğa güçlerini, daha sonra kendilerini çok etkileyen ve büyük bir inançla bağlı oldukları yıldızları tanrılaştırdı.

Kötü güçleri kovmak için büyüye başvurmak dinlerinin ayrılmaz bir parçasıydı.

Din ve bilim

Geleceği okumak, tanrıların isteklerini yerine getirmek için gelecekten haber almak için birçok yönteme başvurdular. Bunlardan dolayı kâhinler ve büyücüler tanrıların isteklerini öğrenip yorumlamakla görevlendirildi.

Mezopotamya’da dinin içine büyücülük, kâhinlik ne kadar girmiş olsa da din, hekimlik ve özellikle astronomi gibi pozitif bilimlerin doğmasına da çok yardımcı oldu.

Tanrıların yıldızlarla özdeşleştirilmesi özellikle astronomi biliminin gelişimine büyük katkıda bulundu. Astronomi olayları ile çok ilgili olan Kaldeli gökbilimciler, gök cisimlerini, Güneş ve Ay tutulmalarını, Ay takvimi ve Güneş’le ilgili ilk bilgilere ulaştı.

Gözlem ve ölçüme çok önem veren Kaldeliler ayrıca zaman ölçümünü buldular ve günümüze kadar gelecek tartı ve ölçü sistemini oluşturdular.

Edebiyat


Mezopotamyalılarda edebiyat tam anlamı ile dinle iç içeydi. Yaradılış ve tarihin en eski yazılı destanı olan Gılgamış Destanı Mezopotamya uygarlığından çıktı.

Mezopotamyalılar bu destanlarda acı çekme, ölüm gibi önemli sorunlara bir çözüm getirmeye çalışıyordu.

Asurluların savaş sanatı

Mezopotamya’da Sümerler ne kadar tarım, bilim, edebiyat konusunda bu topraklara katkıda bulunmuşsa Asurlular da daha sert bir toplum olarak özellikle hukuk bilimini ve savaş sanatını geliştirdi.

Gerçek bir süvari sınıfı ilk olarak Asurlular zamanında kuruldu. Asurlular mızraklı ve oklu askerleri ile çok iyi bir örgütlenmeye sahiptiler.

Mimarlık ve sanat

Mezopotamya aynı zamanda mimarlığın en önemli yapıtlarının yer aldığı bir bölgeydi. Uygarlıktan günümüze kalan birçok anıt-mezar, tapınak ve saray kalıntıları ülkemizde de yer alıyor.

Mezopotamyalıların her tapınağında Mısır’daki piramitleri andıran, ziggurat denilen ve çok renkli katlardan oluşan, kare biçimli kuleler vardı.

Tarihin en yüksek zigguratı (90m.) “Etenamanki Kulesi” olarak geçiyor. Babil'de yapılan bu zigguratın bir diğer adı “yer ve göğün kurulduğu ev”. Etenamanki Kulesi’nin aynı zamanda efsanevi Babil Kulesi olduğu sanılıyor.

 

(*) Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü.

 

1. Fotoğraf: Irak'taki Ur Zigguratı - The Outback Traveler (Flickr)

2. Fotoğraf: Irak'taki Şiraz kentinin yakınlarında bulunan antik kent Persepolis'teki bir çivi yazısı - diocal (Flickr)