Genel Kültür > Yaşam

Kadınlar nasıl sünnet edilir?


Birleşmiş Milletler raporuna göre, dünyada her yıl 130 milyon kadın sünnet ediliyor ve bunların 2 milyonu hayati tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.

 

Sünnet uygulamasında kullanılan ilkel yöntemler de ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasında önemli rol oynuyor.

 

Farklı şekillerde yapılan sünnette bazen klitorisin tamamı kesilirken, bazen buna ek olarak çevresindeki küçük ve büyük dudaklar da kesilebiliyor.

 

Genital bölge uyuşturulmadan yapılan uygulama için genellikle bıçak, tıraş bıçağı, keskin cam veya teneke parçaları gibi aletler kullanılıyor.

 

Yaranın tutturulması ise iğne, akasya ağacı dikenleri, kemik çiviler ya da hayvan kıllarından elde edilen ipliklerle sağlanıyor.

 

Daha sonra ise çocuk ayağa kaldırılarak bacakları dizden kalçaya kadar bitişik olarak sıkıca sarılıp birkaç hafta hareket etmeden yatması sağlanıyor.

 

Müdahale sırasında etrafta toplanan kadınlar çocuğu sıkıca tutarak hareket etmesini önlüyor. Dilini yutmasını ya da ısırmasını engellemek amacıyla da kızın ağzına bez veya sopa yerleştiriliyor.

 

Ayrıca bazı sünnet yöntemleri her doğum sonrası tekrarlanıyor ve kadınlar aynı acıları defalarca yaşamak zorunda kalıyor.

 

Ömür boyu süren sağlık sorunları

 

Erkeklerde sünnet uygulaması hijyenik bir yöntem olarak kabul ediliyor. Hatta AIDS ve cinsel yolla bulaşan pek çok hastalıkla beraber penis kanseri riskini de azalttığı biliniyor.

 

Ancak kadınlarda böyle bir avantaj yaratmadığı gibi tam tersine hayat boyu devam edecek birçok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor.

 

Steril olmayan koşullarda yapılan bu acılı müdahalenin ardından kan kaybına bağlı şok, çeşitli enfeksiyonlar, kan zehirlenmesi, kansızlık, tetanos, HIV/AIDS bulaşması gibi çok ciddi sorunlar görülüyor.

 

Bunların yanı sıra idrar kaçırma ya da idrar yapma zorluğu, idrar yolları iltihapları, vajinal enfeksiyonlar gibi birçok kronik sorun da sünnet sonucu en sık ortaya çıkan problemler.

 

Sebep olduğu bütün bu fiziksel sorunların yanı sıra birçok psikolojik bozukluğu da beraberinde getiren bu uygulama, hamilelik ve doğum sırasında ise anne ve bebeğin hayatını tehdit edecek boyutlarda risk yaratıyor.